SKDM
Ülkenizde Ödediğiniz Karbon Bedeli SKDM'den Düşülür mü? Madde 9'un Gerçek Sınırları
"Ülkemde zaten karbon vergisi ödüyorum, CBAM'den düşülür mü?" Cevap Tüzük'ün 9. maddesinde — ama şartları çoğu anlatımdan daha dar. Fiilen ödeme koşulu, gönüllü piyasaların neden sayılmadığı ve ücretsiz tahsisat tuzağı, kaynağıyla.
İpek Göktaş Kalkan
31 Ağustos 2026 · 6 dk okuma
AB’ye ihracat yapan üreticilerden en sık duyduğumuz sorulardan biri şu: “Ülkemde zaten bir karbon bedeli ödüyorum — bu, CBAM’deki yükümlülükten düşülmeyecek mi?” Sorunun cevabı Tüzük (AB) 2023/956’nın 9. maddesinde duruyor. Ama madde, piyasadaki iyimser anlatımların çoğundan daha dar çalışıyor ve ayrıntıları bilmeden kurulan her plan risklidir.
Bu yazıda maddenin çerçevesini Komisyon’un kendi soru-cevap belgesine dayanarak çiziyoruz, en çok gözden kaçan iki tuzağı gösteriyoruz ve — bir doğrulayıcının yapması gerektiği gibi — neyin bugünden bilinemeyeceğini açıkça söylüyoruz.
Madde 9 ne diyor?
Çerçeve üç koşula oturuyor:
- Bedel, menşe ülkede fiilen ödenmiş olmalı. İade edilmiş, geri alınmış ya da başka biçimde telafi edilmiş tutarlar sayılmaz. Ödemenin yabancı para biriminde yapıldığı durumda tutar, yıllık ortalama kurdan euroya çevrilir.
- Yalnızca uyum amaçlı sistemler dikkate alınır. Gömülü emisyona açıkça uygulanan karbon vergileri ve bir emisyon ticaret sistemi kapsamındaki tahsisatlar bu tanımın içinde; gönüllü karbon piyasalarından alınan krediler dışında.
- Kanıt ve belgelendirme kuralları ayrı bir uygulama tüzüğüyle belirleniyor. Hangi belgenin yeterli sayılacağı, bağımsız onayın nasıl işleyeceği gibi ayrıntılar bu tüzüğe bağlı.
Dikkat edilecek nokta: maddenin varlığı, herhangi bir ülkenin sisteminin otomatik olarak dikkate alınacağı anlamına gelmiyor. Değerlendirme ülke ülke, sistem sistem yapılır ve bu değerlendirme Avrupa Komisyonu’na aittir.
Birinci tuzak: “karbon fiyatı var” ile “benim emisyonuma uygulanıyor” aynı şey değil
Bir ülkede ETS ya da karbon vergisi bulunması, sizin ürününüzün emisyonlarına bir bedel uygulandığı anlamına gelmez. İki ayrı nedenle:
Sektör kapsamı. Kimi sistemler yalnızca elektrik sektörünü kapsıyor — böyle bir ülkedeki çimento veya çelik üreticisi, ülkesinde “karbon fiyatı olmasına” rağmen emisyonları için hiçbir bedel ödemiyor. Tersi de var: sanayiyi kapsayıp elektriği dışarıda bırakan sistemler. Hangi ülkede ne olduğunu, kaynaklarıyla birlikte ülke tablomuzda tutuyoruz.
Eşikler. Çoğu sistem belirli bir emisyon eşiğinin üzerindeki tesisleri kapsar. Eşiğin altındaki bir tesis, sistemin kapsadığı bir sektörde bile olsa fiilen ödeme yapmıyor olabilir.
İkinci tuzak: ücretsiz tahsisat
Madde 9’un en az konuşulan ama en belirleyici ayrıntısı bu. Bir ETS’de üretici, tahsisatının bir bölümünü ücretsiz alıyorsa, emisyonlarının o bölümü için fiilen bir bedel ödemiş olmuyor. Fiilen ödenmemiş bedelin düşülecek bir karşılığı da yok.
Bu, yeni kurulan sistemler için özellikle önemli — çünkü neredeyse hepsi, sanayiyi korumak için yüksek oranlı ücretsiz tahsisatla başlıyor.
Türkiye örneği: yönetmelik yayımlandı, sorular yeni başlıyor
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği 27 Ağustos 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı (sayı 33353). Pilot dönem 2026–2027, ilk uygulama dönemi 2028–2035 olarak kurgulandı; kapsam EK-1’deki faaliyetlere göre belirleniyor ve alt-tesis bazında kıyas ölçütüyle ücretsiz tahsisat öngörülüyor.
Bir Türk üreticinin bundan çıkarması gereken üç şey var:
- Sistem kuruluyor; bu başlı başına önemli. Türkiye, SKDM’nin en yüksek hacimli muhataplarından biri olarak artık kendi karbon fiyatlandırma altyapısına sahip olma yolunda.
- SKDM tarafındaki etkisi bugünden hesaplanamaz. Sistemin Madde 9 kapsamında nasıl dikkate alınacağı Komisyon’un değerlendirmesine bağlı; ücretsiz tahsisat oranı da fiilen ödenen bedeli doğrudan etkileyecek. Bugün “Türkiye ETS’i CBAM maliyetini şu kadar düşürür” diyen her hesap, henüz var olmayan verilere dayanıyor demektir.
- Asıl belirleyici hâlâ aynı yerde: doğrulanmış gerçek veri. Madde 9 ne getirirse getirsin, varsayılan değer + artan düzenleyici pay yerine kendi emisyon yoğunluğunuzla raporlamak, kontrolü sizde olan tek maliyet kalemi — bu değerin varsayılanın altında mı üstünde mi çıkacağını ise ancak hesaplayınca görürsünüz.
Doğrulayıcı gözüyle özet
Madde 9 gerçek bir imkân — ama bugün üzerine plan kurulacak bir imkân değil, izlenecek bir süreç. Uygulama tüzüğü çıkana ve Komisyon değerlendirmeleri netleşene kadar yapılabilecek en sağlam iş, kendi emisyon verinizi doğrulanabilir düzende kurmak. O veri hem bugün varsayılan değere karşı, hem yarın Madde 9 kapsamında işinize yarayacak — iki senaryoda da aynı dosya.
Tesis veriniz hangi durumda? Gömülü emisyon hesabınızı doğrulayıcının bakacağı düzende kurmak için SKDM doğrulamaya hazırlık hizmetimize bakın ya da doğrudan bize yazın.
Kaynaklar: Tüzük (AB) 2023/956 Madde 9; Avrupa Komisyonu SKDM soru-cevap belgesi; ülke tablosundaki sistem bilgileri için ICAP, Dünya Bankası, Enerji Topluluğu, OECD, IEA ve Resmî Gazete (27.08.2026/33353). Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir ülke sistemi için Madde 9 uygunluk hükmü kurmaz; nihai değerlendirme Avrupa Komisyonu’na aittir.
Sık Sorulan Sorular
Menşe ülkede ödenen karbon bedeli SKDM'den düşülür mü?
Tüzük (AB) 2023/956'nın 9. maddesi buna imkân tanıyor, ancak koşulları var: bedelin fiilen ödenmiş olması (iade veya telafi edilmemiş), sistemin uyum amaçlı olması (karbon vergisi veya ETS; gönüllü piyasalar sayılmaz) ve kanıt kurallarının ayrı bir uygulama tüzüğüyle belirlenecek olması. Hangi ülke sisteminin ne ölçüde dikkate alınacağını Avrupa Komisyonu değerlendirir.
Gönüllü karbon kredisi satın almak SKDM'de işe yarar mı?
Madde 9 kapsamında hayır. Komisyon'un soru-cevap belgesi yalnızca uyum amaçlı sistemleri — gömülü emisyona açıkça uygulanan karbon vergileri ve ETS tahsisatlarını — dikkate alıyor. Gönüllü piyasadan alınan krediler bu kapsamda değildir.
Ücretsiz tahsisat neden sorun?
Madde 9, bedelin fiilen ödenmiş olmasını arıyor. Bir ETS'de üretici tahsisatının bir kısmını ücretsiz alıyorsa, emisyonlarının o bölümü için fiilen ödeme yapmamış oluyor — dolayısıyla o kısım için düşülecek bir bedel de yok.
Türkiye ETS'i bu tabloya nasıl giriyor?
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği 27 Ağustos 2026'da Resmî Gazete'de yayımlandı; pilot dönem 2026-2027, ilk uygulama dönemi 2028-2035 olarak kurgulandı ve ücretsiz tahsisat öngörülüyor. Sistemin SKDM tarafında nasıl dikkate alınacağı Komisyon'un değerlendirmesine bağlı — bu konuda bugünden kesin hüküm kurmak mümkün değil.
