Sıkça Sorulan Sorular
EPD, LCA, SKDM (CBAM) ve sürdürülebilirlik mevzuatı hakkında pratik cevaplar — doğrulayıcı gözüyle.
Son güncelleme: 24 Ağustos 2026
EPD ve Doğrulama
EPD doğrulama nedir?
EPD doğrulama, bir EPD yayınlanmadan önce gerçekleştirilen zorunlu bağımsız bir incelemedir. Nitelikli bir üçüncü taraf doğrulayıcı; LCA modelinin, verilerin, varsayımların ve raporun ilgili PCR ve EN 15804+A2 gerekliliklerine uygunluğunu denetler.
EPD doğrulama ne kadar sürer?
Genellikle 2–4 hafta sürer. Bu süre ürünün karmaşıklığına ve sunulan belgelerin eksiksizliğine göre değişir; temiz hazırlanmış çalışmalar en hızlı ilerleyenlerdir. Doğrulayıcı koltuğunda en çok zaman kaybettiren şey eksik veri dokümantasyonudur — ilk teslimde eksiksiz bir dosya, iki tur soru-cevabı baştan ortadan kaldırır.
EPD hazırlama ile EPD doğrulama arasındaki fark nedir?
EPD hazırlama, LCA'nın yapılması ve EPD raporunun yazılmasını kapsar. EPD doğrulama ise yayınlanmadan önce nitelikli bir üçüncü tarafın bu raporu bağımsız olarak incelemesidir. EPDlogy her iki hizmeti de sunar — ancak doğrulayıcı bağımsızlığını korumak için asla aynı proje için değil.
Hangi EPD programları için doğrulama yapıyorsunuz?
The International EPD® System, EPD Hub, EPD Global ve Building Information Foundation RTS (Finlandiya).
EPD (Çevresel Ürün Beyanı) nedir?
EPD, bir ürünün yaşam döngüsü boyunca çevresel performansını ISO 14025 kapsamında Tip III çevresel beyan olarak, bağımsız doğrulamadan geçirilerek raporlayan belgedir. Temeli ISO 14040/44 ile uyumlu bir LCA çalışmasıdır; yapı ürünlerinde EN 15804+A2 ve ilgili PCR (Ürün Kategori Kuralları) uygulanır. Beyan bir program operatörü tarafından yayımlanır ve kamuya açıktır. Ayrıntılı anlatım için EPD Nedir? yazımıza bakabilirsiniz.
EPD nasıl alınır, süreç nasıl işler?
Sıra genellikle şöyledir: ürün kapsamının belirlenmesi ve uygun PCR seçimi → veri toplama (üretim, enerji, taşıma, atık, öncül malzemeler) → EN 15804+A2 ve PCR kurallarına göre LCA modeli → EPD raporu → bağımsız doğrulama → program operatörünce yayım. Sürecin en uzun kalemi genellikle veri toplamadır; üretici tarafı hazırsa toplam süre birkaç aya iner. EPD hazırlama hizmetimiz bu sürecin tamamını yönetir.
EPD maliyeti neye göre değişir?
Tek bir fiyat vermek mümkün değil; maliyeti belirleyen kalemler şunlar: kaç ürün ve ürün ailesi beyan edileceği, kaç fabrikanın kapsama gireceği, üretim verinizin hazırlık düzeyi, seçilen program operatörünün kayıt ve yayın ücretleri, LCA yazılımı ve arka plan veri tabanı erişimi, doğrulama ücreti. Görünmeyen en büyük kalem ise revizyon turlarıdır: eksik kurulmuş bir çalışma ikinci ve üçüncü doğrulama turuna girdiğinde hem ek ücret hem kaybedilen takvim olarak geri döner. Ürün grubunuza özel bir tahmin için bize yazın.
EPD kaç yıl geçerlidir?
EPD’ler genellikle beş yıl geçerlidir. Üretim sürecinde, enerji kaynağında veya girdi malzemelerinde çevresel etkiyi anlamlı ölçüde değiştiren bir değişiklik olursa süre dolmadan güncelleme gerekir. Pratikte en çok gözden kaçan durum, reçete veya tedarikçi değişikliğinin “küçük” sanılıp EPD’ye yansıtılmamasıdır.
EPD yenilemeye ne zaman başlamalıyız?
Geçerlilik bitiminden yaklaşık 6–12 ay önce başlamak güvenli aralıktır. Sebebi doğrulama süresi değil, veri toplamadır: yenileme için güncel bir referans yılın verisi gerekir ve bu veri çoğu fabrikada tek seferde toplanamaz. Süre dolmadan yenilemeyi başlatmazsanız EPD’niz geçersiz kaldığı dönemde ihale ve müşteri taleplerine cevap veremezsiniz. Ayrıca takvimden bağımsız olarak, üretim sürecinde veya reçetede anlamlı bir değişiklik olduğunda yenileme gündeme gelir.
EPD zorunlu mu?
Tek ve genel bir “her ürün EPD taşımalı” kuralı yok; ancak zorunluluk alanı hızla genişliyor. Yeni AB Yapı Malzemeleri Tüzüğü (CPR, 2024/3110) yaşam döngüsü temelli çevresel performans beyanını sisteme dahil etti ve uygulama ürün grubu bazında kademeli olarak devreye giriyor. LEED/BREEAM gibi yeşil bina sertifikaları ve kamu ihaleleri de EPD’yi fiilen şart hâline getiriyor. İhracat yapan yapı malzemesi üreticisine önerimiz net: kategoriniz netleşene kadar beklemeyin, veri altyapısını bugünden kurun.
EPD ile karbon ayak izi arasındaki fark nedir?
Karbon ayak izi tek göstergeye (sera gazı etkisi) bakar. EPD ise PCR’ın belirlediği tüm etki kategorilerini ve kaynak göstergelerini, tanımlı yaşam döngüsü modülleri (A1–A3, C, D…) hâlinde raporlar ve bağımsız doğrulamadan geçer. Kısacası EPD, karbon ayak izini de içeren daha geniş ve kural bağlı bir beyandır. Ayrıntı için Ürün Karbon Ayak İzi yazımıza bakabilirsiniz.
A1–A3, C, D modülleri ne demek? Beşikten kapıya ile mezara farkı nedir?
EN 15804, yaşam döngüsünü modüllere böler. A1–A3 ürün aşamasıdır: hammadde temini (A1), fabrikaya taşıma (A2) ve üretim (A3). A4–A5 şantiyeye taşıma ve montaj; B1–B7 kullanım aşaması (bakım, onarım, değişim, enerji ve su kullanımı); C1–C4 ömür sonu (sökme, taşıma, atık işleme, bertaraf); D ise sistem sınırının ötesindeki fayda ve yükleri (geri kazanım, geri dönüşüm potansiyeli) ayrı olarak raporlar. “Beşikten kapıya” (cradle-to-gate) yalnızca A1–A3’ü kapsar — yani ürün fabrika kapısından çıkana kadar. “Beşikten mezara” (cradle-to-grave) ise kullanım ve ömür sonunu da içerir. Hangi modüllerin zorunlu olduğunu ürün kategorinizin PCR’ı belirler.
EN 15804+A1 ile +A2 farkı nedir, A1 EPD’miz hâlâ geçerli mi?
A2 sürümü hesaplama ve raporlama kurallarını belirgin şekilde değiştirdi: etki değerlendirme yöntemi AB’nin Çevresel Ayak İzi (EF) yöntemlerine geçti, zorunlu gösterge sayısı arttı, küresel ısınma potansiyeli fosil / biyojenik / arazi kullanımı olarak ayrıştırıldı ve modül C ile D’nin raporlanması zorunlu hâle geldi. Bu nedenle A1 ve A2 sonuçları birbiriyle doğrudan karşılaştırılamaz. Geçiş dönemi tamamlandığı için yeni EPD’ler A2’ye göre hazırlanır; mevcut A1 EPD’niz ise kural olarak kendi geçerlilik süresi sonuna kadar geçerliliğini korur — ancak kesin durumu program operatörünüzün güncel kuralından teyit etmek gerekir, çünkü operatörler arasında farklılık olabilir. Yenileme zamanı geldiğinde çalışma A2’ye göre yeniden kurulur.
PCR nedir, ürünümüz için PCR yoksa ne olur?
PCR (Product Category Rules — Ürün Kategori Kuralları), belirli bir ürün kategorisi için LCA ve EPD’nin nasıl yapılacağını belirleyen kural setidir: sistem sınırı, beyan birimi, hangi modüllerin ve göstergelerin raporlanacağı, veri kalitesi gereklilikleri. Amacı, aynı ürünün farklı üreticilerinin beyanlarını karşılaştırılabilir kılmaktır. Ürününüz için özel bir PCR yoksa birkaç yol vardır: daha geniş kapsamlı bir üst PCR’ın altında beyan etmek, mevcut bir PCR’a tamamlayıcı kurallar (c-PCR) eklenmesini talep etmek veya program operatöründen yeni PCR geliştirilmesini istemek. Hangisinin uygun olduğu ürününüze ve seçtiğiniz programa bağlıdır; bu karar en başta, tercihen doğrulayıcı bakış açısıyla verilmelidir.
PCR nedir, neden standarttan önce gelir?
Standartlar her ürüne uyacak şekilde genel yazılmak zorundadır. Ürün Kategorisi Kuralı (PCR) ise belirli bir ürün kategorisi için standardın bıraktığı seçim alanlarını daraltır: beyan edilen birimi, sistem sınırlarını, hangi senaryoların kullanılacağını, hangi ek göstergelerin raporlanacağını belirler. Pratik sonucu şudur: PCR’ı seçmeden LCA’ya başlamak, sonradan yeniden hesaplama anlamına gelebilir. Doğrulayıcı koltuğunda en sık gördüğümüz geri dönüşlerden biri, çalışmanın yanlış veya güncelliğini yitirmiş bir PCR’a göre kurulmuş olmasıdır. Program operatörünü ve PCR’ı projenin başında seçin.
EPD’nin güncellenmesi veya yeniden doğrulanması tam olarak ne zaman gerekir?
Burada sık karşılaşılan bir karışıklık var; üç katmanı ayıralım. Standardın söylediği: EN 15804, EPD’nin teknolojideki veya beyanın içeriğini ve doğruluğunu etkileyebilecek diğer koşullardaki değişiklikleri yansıtmak üzere gerektiğinde yeniden değerlendirilmesini ve güncellenmesini öngörür — bu cümlede sayısal bir eşik yoktur. Uygulamada kullanılan eşik: program operatörlerinin çoğu, A1–A3 GWP-toplam sonucunda ±%10’u aşan değişimi yeniden doğrulama gerektiren “önemli değişiklik” olarak yorumlar; tipik tetikleyiciler proses ekipmanının değişmesi, hammadde değişikliği ve enerji kaynağının değişmesidir. Yeni gelişme: EN ISO 14025:2026, program operatörlerinden yeniden değerlendirme ve güncelleme prosedürlerini tanımlamalarını ve “önemli değişikliğin” ne olduğunu belirlemelerini istiyor; rehber örnek olarak beyan edilen bir göstergede en az yüzde 10’luk artışı veriyor. ECO Platform bünyesindeki bir görev grubu da ±%10 kuralının ortak yorumu üzerinde çalışıyor. Sonuç: eşiğin kendisi standarttan değil program operatörünün kuralından gelir — kendi operatörünüzün prosedürünü kontrol edin; bazı değişiklikler yeniden doğrulama gerektirirken bazıları yalnızca yeniden onay gerektirebilir.
Tek bir EPD’de birden fazla ürün beyan edilebilir mi?
Evet, ancak koşullu. Aynı üretim tesisinden çıkan ve aralarındaki farklar sınırlı olan ürünler için üç yaygın yaklaşım vardır: ortalama ürün (ürünlerin ortalaması hesaplanır ve beyan edilir), temsili ürün (üretimin büyük kısmını oluşturan bir ürün seçilir, seçim gerekçesi EPD’de belirtilir) ve en olumsuz durum (her gösterge için en yüksek değer alınır). İlk iki yaklaşımda gruplanan ürünlerin sonuçlarının belirli bir aralıkta kalması beklenir; bu aralık uygulamada genellikle ±%10 olarak alınır. Sınırı belirleyen ikinci etken okunabilirliktir: çok sayıda sonuç tablosu veya ölçekleme faktörü, belgeyi kullanan tasarımcı için belgeyi kullanışsız hâle getirir. Bazen aynı çalışmadan birden fazla EPD yayımlamak daha doğru olur.
Beşikten kapıya mı, beşikten mezara mı — hangi kapsam gerekli?
Üç yaygın kapsam vardır: beşikten kapıya (A1–A3: hammadde tedariki, taşıma ve üretim), beşikten kapıya seçeneklerle (A1–A3 artı seçilmiş ek modüller) ve beşikten mezara (kullanım ve yaşam sonu dahil tüm yaşam döngüsü). Hangi kapsamın gerektiğini genellikle EPD’yi talep eden taraf belirler. Bina düzeyinde yaşam döngüsü hesabı yapan bir müşteri için yalnızca A1–A3 içeren bir EPD çoğu zaman yetersiz kalır; C ve D modülleri olmadan bina hesabı tamamlanamaz. Kapsamı sonradan genişletmek, çalışmayı baştan geniş kurmaktan pahalıdır.
Arka plan raporu nedir, EPD’den farkı ne?
Arka plan raporu (background report / proje raporu), doğrulayıcının veri kaynaklarını, varsayımları, modelleme kararlarını ve PCR uyumunu inceleyebilmesi için hazırlanan belgedir. Yayımlanmaz; yalnızca doğrulama sürecinde kullanılır. EPD ise bu çalışmanın kamuya açık, özetlenmiş ve kural bağlı çıktısıdır. Doğrulamada zaman kaybının en büyük nedeni, arka plan raporunun eksik hazırlanmış olmasıdır — modelleme kararları belgelenmemişse doğrulayıcı her kalemi ayrıca sormak zorunda kalır.
Program operatörü seçimi neyi değiştirir?
Standart gereklilikleri operatöre göre değişmez. Değişenler şunlardır: uygulanacak PCR ve detay düzeyi, doğrulayıcı onay ve kabul süreci, yayım ile güncelleme ücretleri, geçerlilik ve yenileme prosedürleri, belgenin hangi veri tabanlarında görüneceği ve makine okunabilir formatta sunulup sunulmayacağı. Hedef pazarınızda hangi operatörlerin tanındığını ve müşterilerinizin hangi veri tabanlarından veri çektiğini baştan sormak, sonradan ikinci bir EPD hazırlama maliyetinden korur.
Özel markalı (private label) ürünler için EPD alınabilir mi?
Genellikle evet. Ürünün asıl üreticisi adına yayımlanmış bir EPD varsa, aynı çalışmaya dayanan özel markalı bir EPD yayımlanabilir. Uygulamada bu beyanlar orijinal EPD ile aynı geçerlilik tarihini paylaşır. Koşullar ve ücretlendirme program operatörüne göre değişir.
Kütle dengesi yaklaşımı (mass balance) EPD’de kullanılabilir mi?
Şu an için hayır. Kütle dengesi yaklaşımı, belirli özellikteki hammadde akışlarının (geri dönüştürülmüş içerik, biyo-bazlı malzeme gibi) fiziksel dağılımına göre değil teorik bir esasa göre ürünlere tahsis edilmesi anlamına gelir. Bu yöntem EPD’lerde kabul edilmiyor; konu CEN/TC 350 WG3 ve ECO Platform bünyesinde tartışılmaya devam ediyor. Pratik sonucu şudur: pazarlama iletişiminde kütle dengesine dayanarak verilen geri dönüştürülmüş içerik oranları, EPD’de aynı şekilde beyan edilemez.
EPD, LEED ve BREEAM’de ne işe yarar?
Her iki sistemde de EPD, malzeme kaynaklı kredilere doğrudan katkı verir. LEED’de yapı ürünü beyan ve optimizasyon kredisi kapsamında, bağımsız doğrulanmış ürüne özel (product-specific) Tip III EPD’ler tam ürün olarak sayılırken, sektörel/ortalama (industry-wide) EPD’ler kısmi değer taşır — yani ürününüze özel bir EPD, jenerik bir beyandan daha fazla puan getirir. BREEAM’de ise malzeme bölümünde doğrulanmış çevresel veri benzer şekilde puanlanır. Kredilerin tam sayısal karşılığı sürüme göre değiştiği için hedef projenin kullandığı sürümü teyit etmek gerekir. Pratik sonuç şu: yeşil bina projesine ürün satmak istiyorsanız ürüne özel EPD, jenerik veriden belirgin şekilde avantajlıdır.
Hangi ürün türlerini doğrulayabilirsiniz?
Çelik, alüminyum, beton, yalıtım, cephe sistemleri, pencereler, zemin ve tavan sistemleri, mobilya, plastikler, boyalar ve daha fazlası. Geniş bir yapı ürünleri yelpazesinde deneyim.
Hangi standartlarla çalışıyorsunuz?
EN 15804+A2, ISO 14025, ISO 14040/44 ve ISO 21930 — ilgili PCR dokümanları ve program operatörü talimatlarıyla birlikte.
Avrupa dışındaki üreticilerle çalışıyor musunuz?
Evet. EPDlogy; Türkiye, Avrupa, Asya ve Amerika'daki üreticilerle çalışmaktadır. Tüm hizmetler uzaktan sağlanmaktadır.
Dijital Ürün Pasaportu (DPP) EPD’yi etkileyecek mi?
Evet — yön açık. Yeni Yapı Malzemeleri Tüzüğü, yapı ürünleri için dijital ürün pasaportunun hukuki temelini kuruyor; ayrıntılar ikincil düzenlemelerle gelecek. Ürün çevresel verisi statik bir PDF’ten çıkıp yapılandırılmış, makine okunabilir veriye dönüşüyor. Bugün düzgün kurulmuş bir LCA veri altyapısı, yarınki pasaportun içeriğidir. Ayrıntılar: Dijital Ürün Pasaportu Nedir?
Nasıl başlayabilirim?
İletişim formunu kullanın veya doğrudan [email protected] adresine talep gönderin. Ürün türünüzü, hedef EPD programını ve tercih ettiğiniz zaman çizelgesini belirtin.
SKDM / CBAM
SKDM (CBAM) nedir?
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM / CBAM), AB'ye ithal edilen karbon yoğun ürünlerin gömülü emisyonlarına, AB içindeki üreticilerin AB ETS kapsamında ödediğine denk bir karbon maliyeti getiren düzenlemedir. Amaç karbon kaçağını önlemek. Kapsamdaki sektörler: demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen.
SKDM’de şu an hangi dönemdeyiz?
Geçiş dönemi (1 Ekim 2023 – 31 Aralık 2025) yalnızca raporlama esasıyla yürüdü. 1 Ocak 2026 itibarıyla kesin dönem başladı; mekanizma artık mali sonuç doğuruyor. 2026 yılına ait ilk yıllık SKDM beyanı 30 Eylül 2027’ye kadar verilecek. Komisyon, doğrulama ve akreditasyon rehberini de Ağustos 2026’da yayımladı — özetini haberimizde bulabilirsiniz.
SKDM’de yükümlülük kimde: ithalatçıda mı, Türk üreticide mi?
Hukuki yükümlülük AB’de yerleşik ithalatçıda (yetkili SKDM beyan sahibi) veya dolaylı gümrük temsilcisindedir. Ancak beyan için gereken ürün, tesis ve dönem bazlı emisyon verisi Türkiye’deki üreticiden istenir. Pratikte yükümlülük sözleşme yoluyla üreticiye iner: veri veremeyen tedarikçi, alıcısı için maliyet ve belirsizlik kaynağına dönüşür. “Bize yükümlülük yok” cümlesi hukuken doğru, ticari olarak yanıltıcıdır.
Varsayılan (default) değer kullanmak yeterli mi?
Gerçek veri sunulamadığında Komisyon’un yayımladığı varsayılan değerler kullanılabilir; ancak bu değerlere yıllara göre artan ihtiyat marjı ekleniyor: 2026’da %10, 2027’de %20, 2028’de %30 (gübrede sabit %1). Yani varsayılan değer, çoğu üretici için gerçek veriden belirgin biçimde yüksek maliyet demek. Ülke ve ürün bazında güncel değerleri CBAM Değer Sorgulama aracımızdan ücretsiz sorgulayabilirsiniz.
SKDM için hangi verileri hazırlamamız gerekiyor?
Kurumsal toplam karbon ayak izi burada yetmez. Gereken: ürün (CN kodu) bazında, tesis bazında ve raporlama dönemi bazında ayrıştırılmış gömülü emisyon; doğrudan emisyonlar, uygulanabilir olduğunda dolaylı emisyonlar, öncül (precursor) malzeme emisyonları, üretim rotası ve üçüncü ülkede fiilen ödenmiş karbon bedeli varsa kayıtları. Sahada en çok takılınan kalemler öncül malzeme verisi ve elektrik verisidir. Hesap izlenebilir ve doğrulanabilir olmalıdır.
Elimizde EPD var — SKDM beyanı için kullanılabilir mi?
Doğrudan yerine geçmez: SKDM’nin kendi sistem sınırı ve hesap kuralları vardır, EN 15804 modül yapısıyla birebir örtüşmez. Ancak EPD için kurulan tesis bazlı enerji, hammadde ve süreç verisi altyapısı, SKDM hesabının da temelidir. İki çalışmayı ayrı ayrı sıfırdan yapmak yerine ortak bir veri tabanı kurmak hem maliyeti düşürür hem tutarlılığı artırır — biz projelerde bu ortak kurguyla ilerliyoruz.
Yıllık 50 ton muafiyeti bizi kapsam dışı bırakır mı?
AB’nin sadeleştirme paketiyle, kapsamdaki ürünlerden yılda toplam 50 tondan az ithalat yapan AB ithalatçıları yükümlülüklerden muaf tutuldu. Eşik ithalatçı bazında değerlendirilir ve yıl içinde aşılırsa o yılın tüm ithalatı kapsama girer; elektrik ve hidrojen muafiyet dışıdır. Türk üretici açısından pratik cevap: muafiyet sizin değil alıcınızın durumudur — birden fazla müşterisi olan üreticinin veri hazırlığından kaçınması genellikle mümkün olmaz.
EPDlogy SKDM tarafında ne yapıyor?
Akredite SKDM doğrulama raporu, geçerli SKDM kuralları kapsamında akredite edilmiş bir doğrulayıcı tarafından düzenlenmelidir; EPDlogy bu aşamadan önceki doğrulamaya hazırlık tarafında çalışır: tesis verisinin SKDM kurallarına göre yapılandırılması, gömülü emisyon hesabının kurulması, izleme dokümantasyonunun doğrulayıcı gözüyle gözden geçirilmesi ve varsayılan değer–gerçek veri karşılaştırması. Ücretsiz kaynaklarımız: CBAM Değer Sorgulama ve resmî rehber arşivi.
50 ton muafiyeti kimi kapsıyor?
Yıllık toplam kütlesi 50 tonun altında SKDM ürünü ithal eden AB’li ithalatçılar yetkilendirme yükümlülüğünden muaftır; hidrojen ve elektrik bu muafiyetin dışındadır. Eşik ürüne değil ithalatçıya göre işler — düzenli tedarik ilişkilerinin neredeyse tamamı eşiğin üzerindedir. Ayrıntılar SKDM takvimi yazımızda.
SKDM sertifika fiyatı nasıl belirleniyor?
Fiyatı Avrupa Komisyonu, AB ETS müzayedelerindeki kapanış fiyatlarının ağırlıklı ortalaması olarak hesaplayıp yayımlıyor. 2026’da çeyreklik (Q2 2026: 75,28 €/tCO₂e), 2027’den itibaren haftalık yayımlanacak. Güncel fiyatları sertifika fiyatı sayfamızda tutuyoruz.
Ülkemde ödediğim karbon bedeli SKDM’den düşülür mü?
Tüzüğün 9. maddesi buna imkân tanıyor ama koşulları dar: bedelin fiilen ödenmiş olması gerekir (iade edilmişse sayılmaz), yalnızca uyum amaçlı sistemler dikkate alınır (gönüllü karbon piyasaları sayılmaz) ve değerlendirme ülke ülke Avrupa Komisyonu tarafından yapılır. Ücretsiz tahsisat alınan emisyonlar için fiilen ödeme yoktur. Ayrıntılar Madde 9 yazımızda.
SKDM cezaları ne kadar?
Sertifikasını teslim etmeyen yetkili beyan sahibi için ceza, AB ETS’nin aşırı emisyon cezasına bağlıdır: ton CO₂e başına 100 € taban, 2013’ten itibaren AB tüketici fiyat endeksiyle artırılır. Yetkisiz ithalatta bu tutarın 3-5 katı uygulanır. Ceza muhatabı her durumda AB’li ithalatçıdır. Ayrıntılar ve dayanak maddeler cezalar sayfamızda.
Birleşik Krallık’ın da CBAM’i var mı?
Evet — UK CBAM 1 Ocak 2027’de başlıyor ve tasarımı AB’den farklı: sertifika yerine vergi (levy), 50 ton yerine £50.000 değer eşiği, elektrik kapsam dışı. İngiltere’ye de ihracat yapan üreticiler 2027’den itibaren iki rejime birden veri hazırlayacak. Karşılaştırma UK CBAM yazımızda.
İklim Kanunu ve Türkiye ETS
İklim Kanunu nedir, kimleri ilgilendiriyor?
7552 sayılı İklim Kanunu 9 Temmuz 2025’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, 2053 net sıfır hedefi doğrultusunda Türkiye’de karbon fiyatlandırmanın hukuki temelini kurdu ve Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi’nin (TR ETS) dayanağını oluşturdu. Sanayi tesisleri için “uzak bir konu” değil: pilot dönem SKDM sektörlerinden başlıyor.
Türkiye ETS ne zaman başlıyor, hangi tesisler kapsamda?
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği, 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi; 2014 tarihli Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik yürürlükten kalktı. Sistem, EK-1’deki faaliyetleri yürüten kategori B (yıllık 50.000–500.000 ton CO₂e) ve kategori C (500.000 tonun üzeri) tesisleri kapsıyor; kapsamdaki tesislerin faaliyetlerini sürdürebilmek için Başkanlıktan beş yıl geçerli sera gazı emisyon izni alması gerekiyor. Karbon Piyasası Kurulunun KPK/2026/1 sayılı kararına göre pilot dönem 2026 ve 2027 emisyonlarını kapsıyor ve elektrik üretimi, çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre sektörlerindeki kategori B ve C tesisleri içeriyor; güncel durumu iklim.gov.tr üzerinden izlemekte fayda var. Doğrulama tarafında Yönetmelik, emisyon raporunun Başkanlığa gönderilmeden önce doğrulanmasını zorunlu kılıyor ve doğrulayıcı kuruluşların ISO/IEC 17029’a göre TÜRKAK tarafından akredite edilmesini şart koşuyor; doğrulayıcı ataması işletme tarafından değil, Merkezi Elektronik Doğrulayıcı Kuruluş Atama Sistemi (MEDAS) üzerinden yapılıyor. Ayrıntılar: TR-ETS Yönetmeliği haberimiz.
TR ETS, SKDM maliyetimizi düşürür mü?
Mantık şu: üretim ülkesinde fiilen ödenmiş bir karbon bedeli varsa, bu bedel SKDM yükümlülüğünden mahsup edilebiliyor. Yani Türkiye’de ödenen karbon maliyeti AB gümrüğünde ikinci kez ödenmiş olmuyor. TR ETS’in kurulma gerekçelerinden biri de bu. Mahsubun belge tarafı ise ayrı bir titizlik istiyor: ödemenin tesise ve ürüne izlenebilir şekilde bağlanması gerekiyor. Bir nüans daha: Yönetmeliğe göre ücretsiz tahsisat, tesisin gerçekleşen emisyonuna göre değil kıyas (benchmark) değeri üzerinden hesaplanıyor — ücretsiz tahsisat oranı yüzde 100 olsa dahi, emisyon yoğunluğu kıyas değerinin üzerinde kalan tesis açık verebilir. Sayısal kıyas değerleri henüz ilan edilmedi.
TSRS ve Karbon Ayak İzi
Sürdürülebilirlik raporu hazırlamak zorunlu mu?
Belirli işletmeler için evet. ISSB S1/S2 ile uyumlu Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) kapsamındaki işletmeler için raporlama zorunlu. KGK’nın 16 Ocak 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla eşikler güncellendi: aktif toplam 1 milyar TL, net satış hasılatı 2 milyar TL, çalışan sayısı 500 — üç ölçütten en az ikisinin art arda iki hesap döneminde aşılması gerekiyor (1 Ocak 2025 ve sonrası dönemler için). Bankalar, halka açık şirketler ve sigorta şirketleri büyüklüğe bakılmaksızın kapsamda.
Kurumsal karbon ayak izi ile ürün karbon ayak izi farkı nedir?
Kurumsal karbon ayak izi (ISO 14064-1) bir kuruluşun yıllık emisyonlarını organizasyon sınırında Kapsam 1–2–3 olarak raporlar. Ürün karbon ayak izi (ISO 14067) ise tek bir ürünün yaşam döngüsü etkisini LCA yöntemiyle hesaplar. Müşteriler ve ihaleler giderek ürün bazlı veriyi istiyor — EPDlogy’nin çalıştığı taraf da burası: ürün bazlı LCA, EPD ve SKDM verisi.
Karbon ayak izi raporunun doğrulanması zorunlu mu?
Tek başına gönüllü bir hesaplama için yasal doğrulama zorunluluğu yok. Ancak rapor bir zorunluluğun parçası olduğunda durum değişiyor: TSRS raporları güvence denetimine tabi, ETS kapsamındaki tesisler için İRD zorunlu, SKDM’de gerçek emisyon değerleri akredite doğrulayıcı onayı istiyor. Ayrıca müşteri, banka veya ihale şartnamesi de fiilen doğrulama talep edebiliyor. “Gönüllülük esastır” dönemi büyük ölçüde kapandı.
Hâlâ sorunuz mu var? Doğrudan iletişime geçin.
EPDlogy ile İletişime Geç